Ana Sayfa Hakkımızda Hizmetlerimiz Referanslarımız Neden Biz Projelerimiz SSS Blog İletişim
Kültürel Miras

Fâtih Camii Karadeniz Medreseleri (Bahr-i Siyâh)

Tarihsel Bağlam, Yerleşim Düzeni, Mimari Özellikler ve Karadeniz Medresesi Sarnıcı

Fâtih Camii Karadeniz Medreseleri (Bahr-i Siyâh)

Tarihsel Bağlam, Yerleşim Düzeni, Mimari Özellikler ve Karadeniz Medresesi Sarnıcı

1. Külliye İçindeki Konum ve Kurumsal Rol

Fâtih Sultan Mehmed tarafından kurulan Fâtih Camii ve Külliyesi, simetrik bir şehircilik kurgusu içinde planlanmış; caminin iki yanında yer alan ana medreseler İstanbul'un en önemli öğretim merkezlerinden biri olarak tasarlanmıştır. Bu ana medreseler Sahn-ı Semân adıyla anılmış; külliyenin eğitim omurgasını oluşturmuştur. Medreselerin iki yana yerleştirilmesi, külliyenin merkezinde caminin bulunduğu düzenin simetrik karakteriyle doğrudan ilişkilidir.

Sahn-ı Semân medreseleri içinde, Haliç tarafında kalan gruba "Bahr-i Siyâh (Karadeniz) medreseleri", Marmara tarafında kalan gruba ise "Bahr-i Sefîd (Akdeniz) medreseleri" denilmiştir. Karadeniz medreseleri, külliyenin Haliç yönündeki eğitim birimleri olarak okunmaktadır.

2. Medrese Yerleşimi ve Birimlerin Adlandırılması

Karadeniz (Bahr-i Siyâh) tarafındaki büyük medreseler, Saraçhanebaşı'ndan Edirnekapı yönüne uzanan hat üzerinde isimlendirilmiş ve bu medreselerin her biri hücre-dershane düzeniyle eğitim işlevini sürdürmüştür. Külliye düzeninde ayrıca, ana medreselere hazırlık işlevi gören Tetimme medreseleri de yer almakta; ancak bu yapılar zaman içinde yol düzenlemeleri ve yeni yapılaşmalar nedeniyle büyük ölçüde ortadan kalkmıştır.

3. Mimari Kurgu ve Planlama Esasları

Karadeniz medreseleri, genel medrese tipolojisi içinde:

  • Revaklı avlu etrafında örgütlenen,
  • On dokuz hücre ve
  • Bir büyük kubbeli dershane-mescid biriminden oluşan

bir yerleşim anlayışına sahiptir. Taş ve tuğla malzeme ile inşa edilen bu yapıların avlu düzeni, külliyenin simetrik ve kurumsal bütünlüğünü destekleyen temel bileşenlerden biridir.

4. Depremler, Zararlar ve Sonraki Süreç

Fâtih Külliyesi, İstanbul'un büyük depremlerinden sıkça etkilenmiş; özellikle 1766 depreminde camiyle birlikte külliye birimlerinin büyük ölçüde zarar gördüğü belirtilmiştir. Bu süreçte bazı birimler ihmal edilirken, medreselerin cami ile birlikte daha hızlı onarıldığı bilgisi aktarılmaktadır.

Tetimme medreselerinin ortadan kalkması ve çevresel kot/toprak düzenlemelerinin değişmesiyle, külliyenin bazı bölümlerinin taşıyıcı dengelerinin olumsuz etkilenebildiği; ayakta kalabilmiş büyük medreselerin ise 1955'ten itibaren dönem dönem onarımlar geçirerek farklı kullanım biçimleriyle yaşatıldığı belirtilmektedir.

5. Karadeniz Medresesi Sarnıcı ile İlişki

Karadeniz medreseleri bağlamında dikkat çeken alt katman, Karadeniz Medresesi Sarnıcıdır. Bu sarnıç, Fatih Camii'nin Haliç tarafındaki bahçesinin alt kotunda yer almakta; üstünde medrese biriminin bulunduğu ifade edilmektedir. Bizans döneminde inşa edildiği düşünülen sarnıç, geçmişte bölgenin su ihtiyacını karşılamaya yönelik bir altyapı unsuru olarak değerlendirilmiştir.

Sarnıcın: 51 m uzunluğunda, 35 m genişliğinde olduğu, 43 sütun ile ayakta durduğu aktarılmaktadır. Sarnıcın uzanımının, Çifte Baş Kurşunlu ve Çifte Ayak Kurşunlu medreseleri yönünden başlayarak Fatih Camii avlusunun kuzeybatısına doğru ilerlediği bilgisi verilmektedir.

6. Kullanım İzleri, Fiziksel Durum ve Gözlemler

Karadeniz Medresesi Sarnıcı'na ilişkin 1851 tarihli bir belgede kayıt bulunduğu; buna karşılık 19. yüzyıla tarihlenen vakıf su yolları ve Pervititch haritalarında ayırt edici biçimde işaretlenmediği ve bunun da o dönemde kullanılmadığına işaret ettiği ifade edilmektedir.

1939'da yapılan tespitlerde sarnıç içinde moloz ve ağaç kökleri bulunduğu; mekânın havasız ve kötü kokulu olduğu aktarılmıştır. Güncel durumda ise sarnıcın sütun başlarına kadar suyla dolu olduğu, derinliğinin belgelerde 4 metre olarak geçtiği; biriken suyun berraklığı ve klor kokusu nedeniyle şebeke suyu olabileceği değerlendirilmektedir. Örgü sistemi ve derz karakteri üzerinden sarnıcın özgün Bizans yapısı olduğunun anlaşılabildiği ifade edilmektedir.

7. Restorasyon Süreci ve Hedeflenen İşlev

Karadeniz Medresesi'nde restorasyon çalışmalarına Mart 2022 itibarıyla başlandığı; bu kapsamda muhdes yapı elemanlarının uzaklaştırıldığı, kapı-pencere doğramalarının özgün tekniğinde sürdürüldüğü, özgün kepenk temizliklerinin yapıldığı, sıva (nefaset sıvası) imalatlarının tamamlandığı, güçlendirme işlerinin büyük ölçüde bittiği ve kurşun işlerinde sona yaklaşıldığı; zemin imalatlarının Horasan şapa hazır hâle getirildiği belirtilmektedir.

Restorasyonun tamamlanmasının ardından, Karadeniz Medresesi Sarnıcı'nın da restore edilerek turizme kazandırılması hedeflenmektedir. Sarnıcın ilerleyen bölümünde yıkık kısımlar bulunduğunun görüldüğü; restorasyon sırasında bu bölümlerin de ayağa kaldırılarak yapının ıslah edileceği ifade edilmektedir.

8. Değerlendirme

Fâtih Camii Karadeniz Medreseleri (Bahr-i Siyâh), külliyenin eğitim düzeni içinde Haliç tarafında konumlanan ana öğretim birimleridir. Mimari olarak revaklı avlu çevresinde hücre-dershane kurgusunu temsil ederken; alt kotta yer alan Karadeniz Medresesi Sarnıcı ile birlikte, külliyenin yalnızca üst ölçekli eğitim yapılarıyla değil, altyapı katmanlarıyla da çok katmanlı bir kültür mirası taşıdığını göstermektedir. Medrese restorasyonunun tamamlanması ve sarnıcın güvenli biçimde iyileştirilerek kullanıma açılması, bu katmanlı mirasın bütüncül biçimde okunabilirliğini güçlendirecektir.

Bu proje hakkında sorularınız mı var? İletişime geçin

← Restorasyon Projeleri listesine dön