Ana Sayfa Hakkımızda Hizmetlerimiz Referanslarımız Neden Biz Projelerimiz SSS Blog İletişim
Kültürel Miras

Surp Pırgiç Ermeni Katolik Kilisesi

Beyoğlu / İstanbul

Surp Pırgiç Ermeni Katolik Kilisesi

Tarihsel Arka Plan, Mimari Özellikler ve Dini–Toplumsal Anlam

Surp Pırgiç Ermeni Katolik Kilisesi, İstanbul'da inşa edilen ilk Ermeni Katolik kilisesi olma niteliğiyle, kentin çok katmanlı dini ve kültürel mirasında özel bir yere sahiptir. Beyoğlu ilçesinde, Galata–Karaköy aksında Kemeraltı Caddesi üzerinde konumlanan yapı, Ermeni Katolik cemaatinin uzun süren girişimleri sonucunda II. Mahmud döneminde hayata geçirilmiştir. Cemaat mensuplarının kendi aralarında topladıkları bağışlarla satın alınan yapı arsasında, gerekli izinlerin alınmasının ardından 12 Mayıs 1832'de temeli atılmış, kilise 13 Ocak 1834'te ibadete açılmıştır.

Mimari Kurgu ve Mekânsal Düzen

Yapı, geniş kubbeli bazilika planına sahiptir. Orta mekân içten tonoz ve yarım kubbelerle, dıştan ise düz bir çatıyla örtülmüştür. Altı payenin arşitravlarla birbirine bağlandığı, merdivenle ulaşılan ana giriş düzeni ve özellikle Kuyu Sokağı'na bakan cephedeki sütunlu giriş, yapıya antik Grek tapınağı çağrışımı kazandırır. Dıştan görece ağır ve kapalı görünen kütleye karşın, iç mekânda kurulan oranlar ve aksiyal düzen, anıtsal ve simgesel bir etki yaratır.

Dışa taşkın ana apsis, fresk anlayışını çağrıştıran mimari bir kompozisyon içinde ele alınmış; niş düzeni içinde Surp Tatyos ve Surp Partoghemios'u temsil eden figürlere yer verilmiştir. Ana apsisin yanındaki küçük apsisli şapel, vaftizhane olarak kullanılmıştır.

Sunaklar, İkonografi ve İnanç Pratikleri

Kilise içinde beş ayrı sunak bulunmaktadır. Bunlardan biri Meryem Ana'ya adanmış olup, ince sütunlar ve perdelerle çevrelenmiş bu mekânda Meryem ve Çocuk İsa, başlarında kraliyet taçlarıyla betimlenmiştir. Yapının inşası sürerken İstanbul'da baş gösteren veba salgını sırasında, Ermeni Katolik cemaati bu ikona ile 25 Mart günü tüm şehir sokaklarında alay düzenlemiş; salgının kısa sürede sona ermesi bu olayla ilişkilendirilmiştir. Bu gelişme üzerine Sultan II. Mahmud, kiliseye elmaslı, kuyruklu yıldız biçiminde gümüş bir iğne hediye etmiştir.

Bu olay, o tarihten itibaren Paskalya yortusunu izleyen "Ölüler Günü" (or merelots) kapsamında; görkemli ayin (badarak), ölüler için dua (hokehankist) ve mucizevi Meryem Ana ikonunun sembolik dolaştırılması (tapor) ile anılmaktadır.

Kilise açıldıktan sonra Ermeni Katolik cemaatinin ilk ruhani reisi, Başpiskopos Andon Nurican olmuştur.

Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Şapeli

Surp Pırgiç Külliyesi'nin bir parçası olan Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Şapeli, hastalar ve huzurevi sakinlerinin ruhani ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla inşa edilmiştir. İlk olarak Harutyun Amira Bezciyan tarafından ahşap olarak yaptırılan yapı, 1834'te Patrik İsdepanos Ağavni tarafından ibadete açılmıştır. İnşaat sürecinde Bezciyan'ın en büyük destekçilerinden biri Hovhannes Amira Serveryan olurken, mimari tasarımda Garabed Amira Balyan önemli rol üstlenmiştir.

Zamanla yıpranan şapel, 1906'da Akatan ve Garabed Tahtaburunyan kardeşlerin hayırseverliğiyle; mimarlar Krikor Melidosyan ve Yeğiazar Avedisyan tarafından yenilenmiş, Patrik Mağakia Ormanyan tarafından yeniden açılmıştır. 1966'da mimar Yetvart Şahbaz tarafından kapsamlı bir bakım görmüş; iç mekâna üst galeri (vernadun) eklenmiştir. 2005'te gerçekleştirilen köklü onarımın ardından yapı, Patrik Mesrob II tarafından kutsanarak tekrar ibadete açılmıştır.

Avlu ve Mezarlar

Kilisenin avlusunda, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde Ermeni toplumunun önde gelen hayırsever ailelerinden Gülbenkyan ailesine ait mezarlar bulunmaktadır. Bu alan, yapının yalnızca bir ibadet mekânı değil, aynı zamanda toplumsal hafıza ve anma alanı olarak da işlev gördüğünü göstermektedir.

Günümüzde Surp Pırgiç

Günümüzde Surp Pırgiç Ermeni Katolik Kilisesi, aktif bir ibadethane olarak varlığını sürdürmekte; bunun yanı sıra kültürel ve toplumsal etkinliklere ev sahipliği yapmaktadır. Kilise vakfı, hem mimari mirasın korunması hem de cemaat dayanışmasının güçlendirilmesi amacıyla çeşitli çalışmalar yürütmektedir. Bu yönüyle Surp Pırgiç, İstanbul'un çok kültürlü geçmişini somutlaştıran, dini olduğu kadar sosyal bir merkez niteliği de taşıyan önemli bir yapıdır.

Bu proje hakkında sorularınız mı var? İletişime geçin

← Anıt Eserler listesine dön